15 Mart 2017 Çarşamba

Güzel

Güzel


Gözlerimi alamıyorum senden
Tanrının en sevgili kulu sen
Yaşam nedir bilemem ben
Seni gördüğümden beri güzel

Kalbim kor alevlerde
Sensiz hayat bir şahane
Gene yattım geç saatte
Fikrimde hep sen varsın güzel

En acısı şu hayatta
Görmek onu her dakika
Elim elime dokunmayınca
Ne anlamı var ki yaşamanın güzel 

Her gecem geçiyor içkiyle
Kalbim sensiz boş bir şişe
Karşılıksız aşk öldürür sadece
Senin elinden olmalı ölümüm güzel

Son demlerim artık şu hayatta
Parasız kaldım şuursuzca
Bir amacım kalmadı hayatımda
Sen beni redettiğinden beri güzel

Vatan sağolsun !

Vatan için canımı verirdim
Normal olaydı ayaklarım
Kader diyor dostlarım
Tanrı neresinde bunun anlamadım ?

Sınavım buysa hayatta
Yokum ben böyle sınav da 
Hayallerim gerçekleşmesse şu hayatta
Ne anlamı var ki yaratılmanın anlamadım ?

Oysa çıkıcaktım hasımlarımızın karşısına
Dur diyecektim silahımın namlusuyla
Merhametim olacaktı kalbimin tam ortasında
Çekmeden tetiği soracaktım vicdanıma

Türk askerine özenirim yıllarca
Hayalimi süsler o uniforma
Bir kere bile olsun giymek isterdim
Vatan sağolsun diyebilmek için !

Aydın

Aydın

Elinde tutuyor sigarasını
Bilmiyordur ki yitemini
Belki de bekliyor sevgenini
Olmayan bir aşk içindir umursamazlığı

Çiroz kalmıştır içkiden
Akçasız kalmıştır esrardan
Bir an olsun uzaklasmak için şu hayattan
Vermiştir türküyü damardan

Sevgen artık sevmiyordur ki
Onu bu kadar yıpratan kişiyi
Evveliyat önemsizdir artık
Haysiyetsiz asuman ona gösterse de sevdiğini

Avarelik bitmiştir artık
Uslanmıştır sevgen artık
Maşuk için değildir savaşı artık
Aydınlıktır öğüdü artık

Aydındır sevgen sonunda
Çözmüştür dünyanın oyununu da 
Müptelası olmuştur betiklerin
Ey aydın selam olsun sana da ! 


Hayta

Hayta

Hayta vakfeder kendini cürüme
Validesi ölse , atası kahrolsa
Umrunda değil ki onun dünya
Terbiye yoksunu sonuçta

At gözlüklerini takmış gidiyor
Zavallı olmakla işi bitmiyor
Bide işi gücü olana sataşıyor
Sonra da kamutaya suç atıyor

Ah hayta vah hayta
Adam olaydın bi defa
Ulusa katkın olurdu yüz defa
Adam mı sandın kendini ha hayta ?

Dövdü hayta belki yüzlercesini
Döndü dedi var mı benden daha erkeği
Mecnun , Kerem hepsi ahmak dedi
Çünkü yoktu bir sevgeni

Hayatını okumakla geçirmiş aydın
Medar-ı İftiharın okumak olsun
Menfur haytalara kitabın ilaç olsun
        Selam olsun sana ey Aydın !      





-Doğukan Emir    

Şeyh Sait İsyanı

1925 senesinde meydana gelen  , daha genç ve temelleri oturmamış  olan Cumhuriyetimiz, Kurtuluş Savaşının ağır yükünden kurtulmak için çabalarken ortaya çıkan , Azadi Teşkilatının organize ettiği ve Kürdistan kurma hayalleri içinde olan Nakşibendi Şeyhi Palulu Şeyh Sait isyanının hikayesidir bu anlatacaklarım . Azadi Teşkilatı denilen hain yuvası ,halkı kaç senedir etkileyememiş ve büyük çaplı bir isyana sebep olamamıştır . Ta ki Cumhuriyet kurulana kadar . Yıllardan beri ülkeyi parçalamak isteyen İngiltere gibi itilaf devletleri tarafından desteklenmiş olup , Musul`u kaybetmemize sebep olmuştur bu hain isyan . Azadi Teşkilatı halkı isyan ettiremeyeceklerini fark ettikleri zaman şeyh ve seyyid gibi din adamlarına yönelmiş olup din sömürüsüyle Kürt halkını isyan ettirmek istemiştir.1924 yılında ilk kongrelerini yapan Azadi Teşkilatı isyan hazırlıklarının yeterli olmadığını düşünerek isyan senesini 1925`e çekmiştir .Bu sürede aşiret reisleri ve etkili şeyhler ile temas kurulmuş ve hain planın temelleri atılmaya başlanmıştır.Daha sonralarda Gürcistan ve Irak`a birer temsilci göndererek Rus ve İngiliz desteğini almak istemişlerdir. Gel zaman git zaman 1925 yılında ikinci kongrelerini Çan`da gerçekleştiren Azadi mensupları 21 Mart 1925 `i ayaklanma tarihi olarak belirlemişlerdir .4 Ocak 1925 günü Şeyh Sait , Kırıkhan köyünde aşiret reisleri ile toplanmış ve toplantı sonunda Şeyh Sait`imzasını taşıyan bildiriler çevre köylerde dağıtılmaya başlanmıştır. Piran`da mahalli jandarmaların iki Şeyh Sait adamını yakalaması sonucunda Şeyh Sait taraftarları çatışma çıkarmış ve bir askerimiz haince şehit edilmiştir .Bu olayla birlikte Şeyh Sait isyanı öne alınmıştır .

İki ay devam eden bu hain isyan geniş bir alana yayılmış ve  Hükümet 23 Şubat günü bütün bölgede sıkıyönetim ilan etmiştir .Meclis Hıyanet-i Vataniye Kanunlarında değişiklik yapmıştır . 3 Mart 1925 tarihinde , İsmet İnönü tarafından kurulan yeni hükumet olayın üstüne gitmiş , Takrir-i Sükun Kanunu ve İstiklal Mahkemeleri`nin  kurulması gibi kanunlar kısa sürede kabul edilmiş ,bölgede Türk askerimiz ile isyancılar arasında çatışmalar hızla devam etmiş ve isyancıların takibi ile yakalanmaları kısa sürmüştür. 12 Nisan günü Şeyh Sait , İran`a kaçmak üzereyken diğer isyancılarla birlikte Varto`da ele geçirilmiş , haklarında verilen idam cezaları 15 Nisan 1925`te Bitlis`te infaz edilmiştir .

Bu isyanın sonucunda ;

Terakkiperver Cumhuriyeti Partisi  bazı rejim muhaliflerinin  etrafında toplaması ile beraber dini duyguların propaganda olarak kullanıldığı Şeyh Sait İsyanı`nın patlak vermesi sonucunda  kapatılmıştır .

Musul sorunu İngiltere lehine sonuçlanmıştır . Fark ettiyseniz   Şeyh Sait İsyanı İngiltere tarafından Kurdistan vaatleriyle yapılmış bir isyandır . 1925 tarihli bu isyanının bu kadar çabuk ve bu kadar kuvvetli olmasının sebebi budur . 

Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk`ün ilkelerine karşı yapılmış en ciddi isyandır . Fakat cevaplarını çok güzel almışlardır . Şu örnekle bitireyim ; 







Kaynakça ; Geçmişten Günümüze Pkk ve Ayaklanmalar  - Emin DEMİREL

14 Mart 2017 Salı

İskandinav Halkı Hakkında Kısa Bilgiler

Hatırlıyorum asılı kaldığımı rüzgar alan bir ağaçta ,
Hem de tam dokuz gece boyunca.
Mızrak yarasıyla teslim ettim ruhumu Odin`e
Kendimi,aslında yine kendime.
Köklerinin nerelere uzandığını kimsenin bilmediği,
O ağacın dalları üzerinde .

Ne yiyecek verdiler , ne bir damla su boynuzdan .
Dikkatle baktım aşağıya , yukarıdan.
Topladım runleri ; hem de inleye inleye,
Ve sonra düştüm yine 




           İskandinav metinlerinden bulunmuş kısa bir şiir. Öncelikle şiirlerde çoğunlukla atasözleri ağırlıklı olmakla beraber aslında Göktürk kitabeleriyle benzerlik göstermektedir . İskandinav halkı yıllarca Türkler gibi zor koşullarla savaşmış ve bunun sayesinde savaşçı bir kimliğe bürünmüşlerdir . Tek amaçları savaşırken ölüp Valhalla`ya ( Cennet olarak gördükleri kutsal yer ) gitmektir . Millet ordu kavramı görülmektedir ve kadınların siyasi hayattaki rolü Türk toplumlarındaki gibidir . İskandinav halkları İngiltere`ye yapılan yağmalarla ünlüdür . İngiliz halkının deyimiyle "Kafirler Ordusu" onlar için kabus olmuştur. İlk yağma Ragnar Lothbrok tarafından yapılmıştır . Ve devamını oğulları getirmiştir . Şu yönden baktığımızda yapılan yağmaların ve katliamların nedeni tamamen İngiltere de bulunan soğuk savaştır . İngiltere o zamanlar üçe bölünmüştür ve krallar birbirlerinin topraklarını gözlemektedir . Bu yüzden yapılan viking saldırları toplu bir şekilde engellenmemiş bireysel olarak karşı koyulmuştur. 

             Son olarak şu örnekle bitireyim ; 

       "Miğferine ve zırhına her zaman sahip çıkmalı bir adam , Onları yanında bulundurmak iyidir . "